Finansal piyasalarda fiyatları belirleyen tek şey şirketlerin performansı veya ekonomik haberler değildir. Çok daha temel bir faktör vardır. Bu faktör piyasaları doğrudan ilgilendiren 'likiditedir'.
Likidite, finansal sistemde dolaşan para miktarını ifade eder. Eğer sistemde bol miktarda para varsa yatırımcılar daha fazla risk alır. Para daraldığında ise yatırımcılar genellikle daha temkinli davranır. Bu nedenle profesyonel yatırımcılar piyasayı anlamak için sadece fiyatlara değil, da bakar. Özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Federal Reserve / Fed) bilançosu, küresel finansal sistemin en önemli likidite göstergelerinden biridir. Bu yazıda Fed Bilançosunun ne olduğunu, nasıl oluştuğunu ve neden piyasalar için bu kadar önemli olduğunu adım adım inceleyeceğiz.
FED Balance Sheet Nedir?
Fed Bil, ABD Merkez Bankası’nın bilançosunu ifade eder. Bu bilançoda Fed’in sahip olduğu varlıklar ve yükümlülükler (borçlar) bulunur.
Fed bilançosundaki en büyük varlık kalemleri şunlardır:
- U.S. Treasury Securities (ABD devlet tahvilleri)
- Mortgage Backed Securities – MBS (mortgage teminatlı menkul kıymetler)
Fed piyasadan bu varlıkları satın aldığında bilanço büyür. Eğer varlıklar satılır veya vadesi dolarsa bilanço küçülür. Bu veriyi yatırımcılar genellikle FRED veri tabanında WALCL kodu ile takip eder.
FED Bilançosu Piyasaları Neden Etkiler?
Fed bilançosu büyüdüğünde finansal sistemde daha fazla likidite oluşur.
Bu durum genellikle şu sonuçlara yol açabilir:
Likiditenin bol olduğu dönemlerde özellikle teknoloji hisseleri, nasdaq endeksi, kripto varlıklar, büyüme hisseleri güçlü performans gösterebilir. Bu nedenle birçok makro yatırımcı Fed bilançosunu risk iştahının bir göstergesi olarak takip eder.